Bursa-İnegöl yolu güneyinde, Uludağ eteklerinde yer alan bu mütena çevre, ulu çınarlar ve korularla kaplı eşsiz havası ve suyuyla ziyaretçilerini büyülüyor.
Osmanlı'nın Kurucu Dervişi: Geyikli Baba
Köyün adı, dönemin tapu defterlerinde "Geyikli Baba karyesi" olarak geçiyor ve köy, adını kurucusu olan efsanevi derviş Geyikli Baba'dan alıyor. Tâcülârifîn Seyyid Ebü’l-Vefâ el-Bağdâdî’nin Vefâiyye tarikatına mensup olan Geyikli Baba, Osmanlı'nın kuruluşundaki gazi-derviş tipinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.
Rivayetlere göre Geyikli Baba, Orhan Bey zamanında Hoy'dan (Azerbaycan) Anadolu'ya gelmiş ve müridleriyle birlikte İnegöl yakınlarına yerleşmiş. En çarpıcı menkıbe ise, kendisi gibi geyiklere binmiş müridleriyle birlikte Bursa'nın fethine (1326) katılması.
Fetihten sonra, Orhan Gazi tarafından kendisine bugünkü Babasultan Köyü ihsan edilmiş ve Geyikli Baba buraya zaviyesini kurmuştur.

Ulu Çınar ve Günümüzdeki Miras
Köydeki türbenin yanındaki cami avlusunda bulunan ulu çınarın, Bursa'daki sarayın yakınına dikilen ve yine Geyikli Baba'ya atfedilen çınar ile aynı dönemden kaldığına inanılıyor. Bu durum, mekânın manevi derinliğini artırıyor.
Tarihi yapı kompleksi, günümüzde de ayakta ve bakımlı durumda. Cami, aslî kullanımını sürdürürken, Geyikli Baba Türbesi de ziyaretçilere açık tutuluyor. Türbe ve cami, 1958'den itibaren Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu tarafından gerçekleştirilen onarımlarla korunarak gelecek nesillere aktarılıyor.
Babasultan Köyü, hem doğası hem de Osmanlı'nın ruhunu taşıyan bu efsanevi dervişin mirasıyla, tarih ve kültür meraklıları için önemli bir durak olmaya devam ediyor.




