Cami, medrese, hamam, imaret ve türbeden oluşan külliye, hem mimari hem de tarihi açıdan büyük önem taşıyor.
Muradiye Külliyesi, özellikle II. Murad’ın oğlu Şehzade Alaaddin için yaptırdığı türbe ile başlayan ve II. Selim dönemine (16. yüzyıl) kadar uzanan türbe yapılarıyla dikkat çekiyor. Bu yapılar, Osmanlı türbe mimarisinin gelişiminde öncü olmuş ve bir hazire (türbe alanı) kültürünün ilk örneklerinden biri olarak öne çıkmıştır.
Külliye içerisinde yer alan toplam 13 türbede, Osmanlı sultanlarının eşleri, çocukları, yakın akrabaları ve sarayda görev almış önemli isimler gömülüdür. Türbelerdeki bu ailevi bütünlük, İstanbul’un başkent ilan edilmesinin ardından dahi Bursa’nın manevi değerini koruduğunun somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Muradiye Külliyesi, adını verdiği mahallede halen önemli bir yer tutmakta. Bugün külliyenin bazı yapıları farklı işlevlerle yaşatılıyor; hamamı sosyal yardımlaşma merkezi, medresesi müze, imareti ise restoran olarak hizmet veriyor.
Kültürel ve tarihi mirasıyla ön plana çıkan Muradiye Külliyesi, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilerek uluslararası koruma altına alındı.
Konum: Muradiye Mahallesi, Prof. Dr. Halil İnalcık Sokak, 16050 Osmangazi/Bursa, Türkiye



