Bursa’nın tarihi Muradiye semtinde yer alan Hüsnü Züber Evi, kentin kültürel hafızasında özel bir yer edinmeye devam ediyor. 19. yüzyılda inşa edilen bu geleneksel Osmanlı konağı, sanatçı Hüsnü Züber’in özverili çalışmaları sayesinde yalnızca bir yapı değil, aynı zamanda yaşayan bir sanat müzesi haline geldi.
Emekli harita mühendisi olan Hüsnü Züber, yıllarca yakma-dağlama (pirogravür) tekniğiyle işlediği ahşap eserlerini bu tarihi konakta sergileyerek, el sanatlarına olan ilgisini bir ömürlük mirasa dönüştürdü. 1980’li yıllarda konağı satın alarak kendi imkanlarıyla restore eden Züber, evi hem kişisel bir sergi alanı hem de halkın ziyaret edebileceği kültürel bir merkez haline getirdi.
Hüsnü Züber Evi, içinde barındırdığı el işçiliğiyle bezenmiş tavan süslemeleri, geleneksel Osmanlı mobilyaları ve sanat eserleriyle geçmişten günümüze uzanan bir sanat yolculuğu sunuyor. Müzenin her köşesi, Osmanlı yaşam kültürünü ve Anadolu’nun sanatsal zenginliğini yansıtan detaylarla bezeli.
2010’lu yıllarda Hüsnü Züber’in bu evi Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağışlamasıyla birlikte konak, koruma altına alınarak daha geniş kitlelerin ziyaretine açıldı. Yapının özgün mimarisi korunarak gerçekleştirilen restorasyon süreci sonunda, müze işlevini sürdürürken gençler için de kültürel atölye ve eğitim programlarının yürütüldüğü bir alan haline getirildi.
Bugün Hüsnü Züber Evi, sadece bir müze değil; geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran yaşayan bir kültür mekânı. Bursa’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için benzersiz bir durak olan bu yapı, el sanatlarına ilgi duyan herkesin mutlaka görmesi gereken bir değer olarak öne çıkıyor.
Görsel için Go To Bursa'ya teşekkür ederiz.



