Asırlar boyu farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan ve adeta bir açık hava müzesi olan tescilli taş yapılarıyla "yaşayan tarih" Gazi Kars, sonbaharın gelmesiyle birlikte büyüleyici bir atmosfere büründü. Kentin köklü geçmişini fısıldayan asırlık taş binalar, sarı ve kahverenginin tüm tonlarına bezenen doğayla birleşerek ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor.
Geçmişin izlerini günümüze taşıyan kentin mimari dokusu, hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte mevsimsel bir dönüşüm içerisine girdi. Yüzyıllara meydan okuyan gri bazalt taşından yapılma binaların estetik hatları, ağaçlardan dökülen altın sarısı yapraklarla kaplanan sokaklarda adeta yeniden hayat buluyor. Tarihin soğuk taş estetiği ile sonbaharın sıcak renk tonları, kentte adeta şiirsel bir tezat oluşturuyor.



Yaşayan Tarih İçinde Bir Renk Cümbüşü
Kentin dört bir yanını saran ağaçlar; yeşilden sarıya, turuncudan kızıl ve kahverengiye uzanan geniş bir renk yelpazesiyle gökyüzünü süslüyor. Rüzgarla birlikte dökülen yaprakların kapladığı tarihi caddeler ve kadim sokaklar, yürüyüşe çıkan vatandaşlara ve kente gelen misafirlere huzur dolu bir yürüyüş rotası sunuyor.
Her köşesinde başka bir dönemin ruhunu barındıran Kars, sadece kış aylarındaki beyaz örtüsüyle değil, sonbaharın getirdiği bu dingin ve romantik yüzüyle de fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası oluyor. Ziyaretçiler, anıt niteliğindeki yapıların gölgesinde, doğanın sunduğu bu eşsiz ve sakin şölene tanıklık ederek anı ölümsüzleştiriyor.



Dvthaberajansı
Muhabir-Serkan Urallar



