Bursayı Keşfetmek İsteyenlerin Gazetesi

  • 48.5533
  • 55.7157
  • 64.9119
Selçuklu’nun Taş Eseri: Kayseri Sultanhanı Kervansarayı'nın Mimari Sırları
Selçuklu’nun Taş Eseri: Kayseri Sultanhanı Kervansarayı'nın Mimari Sırları

Selçuklu’nun Taş Eseri: Kayseri Sultanhanı Kervansarayı'nın Mimari Sırları

Anadolu Selçuklu Devleti’nin ihtişamlı günlerinden bugüne uzanan, Kayseri-Sivas karayolu üzerindeki Sultanhanı Kervansarayı; kusursuz taş işçiliği, benzersiz köşk mescidi ve "akçe geçmez" denilen örgü tekniğiyle tarih ve mimari meraklılarını büyülüyor.

I. Alaeddin Keykubat Döneminin Mirası

Kayseri’nin Bünyan ilçesi sınırlarında (Tuzhisar bölgesinde) yer alan Sultanhanı Kervansarayı, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde 1232-1236 yılları arasında inşa edilmiştir. İpek Yolu üzerinde tüccarların ve yolcuların güvenle konaklaması için tasarlanan bu devasa yapı, Selçuklu mimari estetiğinin zirve eserleri arasında gösterilmektedir.

II. Öne Çıkan Mimari Özellikleri

Yapı, hem plan şeması hem de kullanılan malzeme kalitesiyle diğer kervansaraylardan ayrılır:

  • "Akçe Geçmez" Taş İşçiliği: Beden duvarlarında son derece düzgün kesme taşlar kullanılmiştır. Taşlar arasındaki derzlerin o kadar muntazam örüldüğü bilinmektedir ki, halk arasında bu kusursuzluk "akçe geçmez" tabiriyle nitelendirilmiştir.

  • İkonik Köşk Mescit: Sultanhanı'nı diğer kervansaraylardan ayıran en belirgin özellik, avlunun tam ortasında yükselen kemerler üzerine oturtulmuş olan Köşk Mescit'tir. Mescidin altını taşıyan kemerlerin üzerinde yer alan ejder figürleri ve geometrik sütunçeler, Selçuklu taş oymacılığının en nadide örneklerindendir.

  • Renkli Taş Geçişleri: Avlu taç kapısında bej ve kahverengi taşların dönüşümlü olarak kullanıldığı kemer yapısı, yapının anıtsal girişine estetik bir derinlik katmaktadır.

III. Tarihi ve Kültürel Değeri

Tarih boyunca ticaret kervanlarının can ve mal güvenliğinin devlet sigortası altında olduğu, tüccarların konaklama ihtiyaçlarının karşılandığı bu yapılar, dönemin uluslararası ticaret ağının merkez üssü konumundaydı. 14. yüzyılda ünlü Floransalı tüccar Francesco Pegolotti’nin seyahatnamesinde bile kayda geçirdiği Sultanhanı, günümüzde de Anadolu’daki Türk-İslam mimarisinin en değerli nişadlarından biri olarak koruma altında bulunuyor.



Haber: Turizmatlası