Ankara’daki Teknoloji Üssü
Gazi Teknopark Nasıl Büyüyor? Burcu Alkan Bilir Yeni Hedefleri Anlattı
Gazi Üniversitesinin akademik
birikimiyle 2008 yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde faaliyete başlayan Gazi
Teknopark, teknoloji üretiminden girişimciliğe, kamu desteklerinden
uluslararası pazarlara kadar uzanan çok yönlü bir büyüme sürecinden geçiyor
Yaklaşık 20 bin metrekarelik
kapalı alanda 180’in üzerinde teknoloji firmasına ev sahipliği yapan bölgede
yaklaşık 1.400 Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli görev yapıyor. Gazi
Teknopark’ta kuruluşundan bugüne yürütülen proje sayısı ise 2 bini aşmış
durumda.
Yazılım, mühendislik, sağlık
teknolojileri, yapay zekâ, enerji ve bilimsel araştırma alanlarında faaliyet
gösteren firmaları aynı çatı altında buluşturan Gazi Teknopark, yalnızca
ofislerin bulunduğu bir çalışma alanı olmanın ötesine geçiyor. Üniversite, girişimci,
yatırımcı, teknoloji firması ve kamu kurumları arasında kurulan bağ, bölgenin
teknoloji ekosistemindeki asıl gücünü oluşturuyor.
Gazi Teknopark İşletme
Direktörü Burcu Alkan Bilir, büyümenin yalnızca firma sayıları üzerinden
değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kurumun yaklaşımını şu sözlerle
özetledi:
“Bizim büyüme anlayışımız,
nicelikten çok nitelik üzerine kuruludur. Daha fazla firmaya ev sahipliği
yapmanın ötesinde; projelerin ticarileşmesi, sürdürülebilir satış başarısı
yakalaması, nitelikli istihdam oluşturması ve küresel pazarlarda rekabet eden markalara
dönüşmesi önceliğimizdir.”
Gazi Teknopark’ta Doluluk
Oranı Yüzde 98’e Ulaştı
Gazi Teknopark’a teknoloji
firmalarının gösterdiği ilgi, son yıllardaki firma ve doluluk oranlarına da
yansıdı.
Kuruluşundan bu yana Gazi
Teknopark istikrarlı bir büyüme performansı sergiledi Firmaların yaklaşık yüzde
22’sinin kuluçka statüsünde faaliyet göstermesi, bölgenin yalnızca yerleşik
şirketlerin değil, yenilikçi girişimlerin de gelişimini destekleyen güçlü bir
ekosistem sunduğunu göstermektedir.
2023 yılında yüzde 89 seviyesinde
bulunan doluluk oranı, 2025’te yaklaşık yüzde 100’e ulaştı. Kiralanabilir
alanın neredeyse tamamının dolması, Gazi Teknopark’ın Ankara’daki teknoloji
firmaları açısından önemli bir çekim merkezine dönüştüğünü ortaya koydu.
Burcu Alkan Bilir, artan
talebin teknopark yönetiminin sorumluluklarını da büyüttüğüne dikkat çekti:
“Teknopark yönetimi yalnızca
firmalara çalışma alanı sağlamaktan ibaret değil. Firmaların mevzuata uygun
çalışmasından Ar-Ge projelerinin takibine, kamu desteklerinden ticarileşme
süreçlerine kadar geniş bir sorumluluk alanımız bulunuyor. Girişimcilerin karşılaştığı
engelleri azaltmaya ve teknolojik ürünlerin pazara ulaşmasını kolaylaştırmaya
çalışıyoruz.”
Ar-Ge Projelerinin Bütçesi
44,4 Milyar Liraya Çıktı
Gazi Teknopark’ın 2025
performansında en dikkat çekici gelişmelerden biri, yürütülen Ar-Ge
projelerinin sayısında ve toplam bütçesinde yaşandı.
Ar-Ge proje sayısı %12 artarken projelerin
toplam bütçesi 44,4 milyar TL'ye yükselerek yaklaşık 4 kat oranında artış
gösterdi. Böylece bir yıl içinde proje bütçelerinde dikkat çekici bir büyüme
kaydedildi.
Teknolojik çalışmaların pazara
ulaşma kapasitesini gösteren ticarileşmiş proje sayısı da 206’dan 240’a
yükseldi.
Ar-Ge desteklerinden yararlanma
kapasitesi de önemli ölçüde güçlendi. TÜBİTAK destekli proje sayısı yüzde 17
artışla 54’e ulaşırken, bu projelere sağlanan toplam destek 72 milyon TL oldu.
Avrupa Birliği Çerçeve Programları kapsamında desteklenen proje sayısı ise yüzde
67 yükseldi.
Burcu Alkan Bilir, bir Ar-Ge
projesinin yalnızca teknik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi:
“Bir projenin teknik açıdan
başarıyla tamamlanması son derece değerli. Ancak teknolojinin kullanıcıya
ulaşması, satışa dönüşmesi ve sürdürülebilir bir iş modeline kavuşması da
gerekiyor. Firmalarımızın proje aşamasından ticarileşmeye kadar uzanan yolculuğunda
yanlarında olmaya çalışıyoruz.”
Mikro ve küçük şirketlerin
teknoloji üretiminde hızlı hareket edebildiğini belirten Alkan Bilir, bu
firmaların destek ihtiyaçlarının da büyük şirketlerden farklılaştığını ifade
etti:
“Genç teknoloji şirketleri
yenilik üretme konusunda son derece hızlı ve çevik olabiliyor. Ancak finansman,
mevzuat, nitelikli insan kaynağı ve pazara erişim konularında daha fazla
yönlendirmeye ihtiyaç duyabiliyorlar. Sunduğumuz hizmetleri bu ihtiyaçları
dikkate alarak geliştirmeye çalışıyoruz.”
Gazi Teknopark Firmalarının
Cirosu 12,2 Milyar Liraya Yükseldi
Ar-Ge projelerinde yaşanan
büyüme, Gazi Teknopark firmalarının ticari performansına da yansıdı.
Toplam cirodaki %91’lik ve yurt
içi satışlardaki %138’lik artış, Gazi Teknopark firmalarının geliştirdikleri
teknoloji ve yenilikçi çözümleri başarıyla ticarileştirdiğini, iç pazardaki
rekabet gücünü önemli ölçüde artırdığını göstermektedir.
İç pazardaki büyümenin önemli
bir başarı olduğunu belirten Burcu Alkan Bilir, ihracat verilerinin gelecek
dönemin önceliklerinden birini ortaya çıkardığını söyledi:
“Firmalarımızın yurt içi
satışlarındaki artış, geliştirilen ürün ve hizmetlerin pazarda karşılık
bulduğunu gösteriyor. Ancak bu büyümeyi uluslararası pazarlara da taşımamız
gerekiyor. Londra, Amsterdam ve Dubai’de yürüttüğümüz çalışmaların temel
hedeflerinden biri, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak.”
Dört Kıtaya Uzanan Küresel Ağ:
Amsterdam, Londra, Dubai ve Yakında Singapur
Gazi Teknopark, firmalarının
uluslararası müşterilere, yatırımcılara ve iş ortaklarına ulaşmasını
kolaylaştırmak amacıyla yurt dışı irtibat ofisleri üzerinden yeni bir yapılanma
oluşturdu.
Amsterdam İrtibat Ofisi
aracılığıyla 2025 yılında düzenlenen sektörel ticaret heyetine altı teknoloji
firması katıldı. Program kapsamında saha ziyaretleri, Batı Avrupa pazarına
giriş eğitimleri ve firmalar arası görüşmeler gerçekleştirildi.
Programa katılan Gazi Teknopark
firmalarından biri, Hollanda merkezli bir telekomünikasyon ve ağ altyapısı
şirketiyle iş ortaklığı geliştirdi. Taraflar arasındaki görüşmeler sözleşme
aşamasına kadar ilerledi.
Londra İrtibat Ofisinin
desteğiyle bölgede faaliyet gösteren bir bilişim eğitim firması, Birleşik
Krallık’ta ofis açarak hedef pazarda doğrudan çalışmaya başladı.
Gazi Teknopark’ın üçüncü yurt
dışı irtibat noktası ise 24 Ekim 2025 tarihinde Dubai’de faaliyete geçirildi.
Dubai ofisiyle firmaların Orta Doğu pazarına girişinin kolaylaştırılması, yeni
iş bağlantılarının kurulması ve yerel mevzuata ilişkin destek sağlanması
hedeflendi.
Uluslararasılaşma vizyonu
doğrultusunda yeni yurt dışı irtibat noktaları ve ticari heyet programları
üzerinde çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu kapsamda, farklı lokasyonlarda yeni
uluslararası iş birlikleri ve projelerin kısa süre içerisinde hayata
geçirilmesi planlıyoruz.
Burcu Alkan Bilir, yurt dışı
ofislerin yalnızca kurumsal temsil noktaları olarak görülmediğini vurguladı:
“Uluslararası irtibat
ofislerimizi yalnızca iletişim kurulan noktalar olarak değerlendirmiyoruz.
Firmalarımızı yeni müşterilerle, yatırımcılarla ve iş ortaklarıyla buluşturan
aktif iş geliştirme merkezlerine dönüştürmek istiyoruz.”
Gazi BİGG Anahtar Programıyla
92 Girişimci Şirketleşti
Gazi Teknopark’ın teknoloji
girişimciliğine yönelik en önemli çalışmalarından biri, TÜBİTAK 1812
Teknogirişim Sermaye Desteği kapsamında yürütülen Gazi BİGG Anahtar Programı
oldu.
Programda teknoloji tabanlı iş
fikri bulunan girişimcilere iş modeli oluşturma, finansal planlama, iş planı
hazırlama ve teknoloji girişimciliği alanlarında eğitim verildi. Girişimciler
aynı zamanda birebir mentorluk desteğinden yararlandı.
Son yedi yılda programa katılan
92 girişimci, TÜBİTAK’tan toplam yaklaşık 33 milyon liralık hibe desteği almaya
hak kazanarak şirketini kurdu.
2025 yılında yaklaşık 45
girişimci adayı programa başvurdu. Ön değerlendirmeyi geçen 16 girişimciye
çevrim içi eğitim ve mentorluk desteği sağlandı. Sürecin sonunda dört girişimci
TÜBİTAK 1812 desteği almaya hak kazandı.
Gazi Üniversitesinden bir
akademisyen ile bir öğrenci de 2025 yılında program kapsamında destek alan
isimler arasında yer aldı.
Burcu Alkan Bilir,
girişimcilerin şirketleşmeden önce iş fikirlerini kapsamlı biçimde
değerlendirmelerinin önemli olduğunu belirtti:
“Bir iş fikrinin bulunması tek
başına yeterli değil. Fikrin hangi sorunu çözdüğünün, hedef kitlesinin kim
olduğunun ve nasıl gelir üreteceğinin doğru biçimde belirlenmesi gerekiyor. Ön
kuluçka ve BİGG programlarımızla girişimcilerin şirketleşmeden önce daha sağlam
bir temel oluşturmasına yardımcı oluyoruz.”
Ön Kuluçkadan 20 Yeni Şirket
Doğdu
Gazi Teknopark’ın ön kuluçka
hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı yüzde 59 oranında artış gösterdi.
Ön kuluçka sürecini tamamlayan
girişimcilerden 20’si şirketleşirken üç girişim TÜBİTAK BİGG desteği almaya hak
kazandı. Bu girişimlere toplam 2,7 milyon lira fon sağlandı.
Kuluçka merkezinden mezun olan
firma sayısı yüzde 47 oranında artış gösterdi. Mezun olduktan sonra Gazi
Teknopark bünyesinde faaliyetlerini sürdürmeyi seçen firmaların oranı yüzde 33
olarak gerçekleşti.
Kuluçka firmalarının toplam
cirosu bir önceki seneye kıyasla yüzde 83 oranında arttı. Ar-Ge
harcamalarının ciro içerisindeki payı ise yüzde 32’den yüzde 44’e çıktı.
Bu sonuçlar, kuluçka
programlarının yalnızca eğitim ve danışmanlık hizmeti sunmadığını; yeni
şirketlerin kurulmasına, gelir elde etmesine ve Ar-Ge yatırımlarını büyütmesine
doğrudan katkı sağladığını gösterdi.
Teknoloji Firmaları Kamu
Pazarına Açılıyor
Gazi Teknopark, bölgede
geliştirilen yerli teknoloji ürünlerinin kamu kurumlarına ulaşmasını
kolaylaştırmak amacıyla Devlet Malzeme Ofisi ile Tekno Katalog Platformu
çalışmalarını yürüttü.
2025 yılında 70 teknoloji
firmasıyla birebir görüşme gerçekleştirildi. Firmaların ürünleri, teknik
yeterlilikleri ve kamu ihtiyaçlarına cevap verebilme kapasiteleri
değerlendirildi.
Yapılan çalışmaların ardından
dört firma Devlet Malzeme Ofisi katalog sürecine dâhil edildi.
Technomedicare tarafından
geliştirilen yerli ve millî Scop-er Video Laringoskop cihazı, platform
üzerinden kamu kurumlarına satıldı. BenimPOS firmasının geliştirdiği yazılım
çözümleri de Tekno Katalog Platformu’nda yerini aldı.
Devlet Malzeme Ofisi ile
yürütülen çalışmaların organizasyonunda aktif sorumluluk üstlenen Burcu Alkan
Bilir, firmaların teknik ve mevzuata ilişkin hazırlıklarının tamamlanması,
ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gerekli eğitimlerin düzenlenmesi süreçlerinde
görev aldı.
Alkan Bilir, kamu pazarına
erişimin yerli teknoloji üretiminin sürdürülebilirliği açısından önem
taşıdığını belirtti:
“Bir teknoloji firmasının
geliştirdiği ürünün kamu kurumlarının ihtiyacını karşılaması hem şirketin
büyümesine hem de yerli teknoloji kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
Firmalarımızın kamu pazarına erişimini kolaylaştıran modelleri geliştirmeye
devam edeceğiz.”
Gazi Teknopark’ın Elektrik
İhtiyacının Yüzde 32’si Güneşten Karşılanıyor
Gazi Teknopark, sürdürülebilirlik
ve yenilenebilir enerji çalışmalarını yalnızca desteklediği projelerle sınırlı
tutmuyor. Bölgenin kendi enerji ihtiyacının önemli bir bölümü güneş enerjisi
santrallerinden karşılanıyor.
GES-I ve GES-II sistemlerinde
2025 yılında toplam 384 bin kilovatsaatin üzerinde elektrik üretildi. Bu
üretim, Gazi Teknopark binasının toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde
32’sini karşıladı.
Güneş enerjisi sistemlerinden
elde edilen ekonomik katkı 2 milyon lirayı aşarken performans kaybı yaşayan
santralin yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması için yaklaşık 10 milyon 156
bin liralık yatırım gerçekleştirildi.
Gazi Teknopark bünyesindeki
mikroşebeke ve batarya depolama altyapısının, enerji ve yazılım firmaları
tarafından geliştirilecek yeni projelerde uygulama ve demonstrasyon alanı
olarak kullanılması için de çalışmalar başlatıldı.
Burcu Alkan Bilir,
sürdürülebilirlik hedeflerinin kurumun kendi faaliyetlerine de yansıması
gerektiğini söyledi:
“Teknoloji geliştiren bir kurumun
sürdürülebilirliği yalnızca anlatması yeterli değil. Kendi enerji tüketiminde
ve kurumsal faaliyetlerinde de uygulanabilir çözümler geliştirmesi gerekiyor.
Güneş enerjisi ve depolama altyapımızı aynı zamanda yeni projeler için bir
uygulama alanına dönüştürmek istiyoruz.”
EBYS, E-İmza ve ISO 9001 ile
Kurumsallaşma Hızlandı
Gazi Teknopark’ın 2025 yılında
gerçekleştirdiği dönüşüm yalnızca firma ve proje sayılarıyla sınırlı kalmadı.
Kurum içindeki belge, arşiv ve iş süreçleri de dijital ortama taşındı.
Elektronik Belge Yönetim Sistemi
ve e-imza uygulamasına geçilerek yazışmaların, belge yönetiminin ve arşivleme
işlemlerinin daha hızlı ve izlenebilir biçimde yürütülmesi sağlandı.
Aynı dönemde ISO 9001:2015 Kalite
Yönetim Sistemi Belgesi alındı. Kurumsal süreçler yeniden tanımlanırken görev
dağılımları, kayıt altyapısı ve iş akışları standart bir yapıya kavuşturuldu.
Gebze Teknik Üniversitesindeki
yüksek lisansını 4,00 not ortalamasıyla tamamlayan Burcu Alkan Bilir’in
akademik çalışmaları da kurumun kalite ve süreç yönetimi hedefleriyle
örtüşüyor.
Alkan Bilir, “Proje Yönetiminde
Toplam Kalite Yönetiminin Proje Başarısına Etkisi” başlıklı tezinde ekip
yönetimi, üst yönetimin katılımı, tedarik süreçleri, performans değerlendirmesi
ve müşteri odaklılık gibi unsurların proje başarısına etkisini yaklaşık 600
katılımcıdan elde edilen verilerle inceledi.
Alkan Bilir, kurumsallaşmanın
görünmeyen ancak kalıcı başarının temelini oluşturan bir çalışma olduğunu ifade
etti:
“Hızla büyüyen yapılarda
süreçlerin kişilere bağlı olmaktan çıkarılması gerekiyor. Ölçülebilir,
izlenebilir ve sürekli geliştirilebilir bir sistem kurulmadığında büyümeyi
sürdürülebilir hâle getirmek mümkün değil.”
Teknoloji Ekosistemi Toplumsal
Faydayla Buluştu
Gazi Teknopark’ın 2025 yılı
çalışmaları arasında eğitim, dayanışma ve toplumsal katılım odaklı projeler de
yer aldı.
Gölbaşı İlçe Millî Eğitim
Müdürlüğü ile yürütülen Kardeş Okul Projesi kapsamında bir ilkokulun eğitim
materyali ihtiyaçları karşılandı. Öğrenciler Gazi Teknopark’ta ağırlanarak
teknoloji firmalarını ziyaret etti ve geliştirilen projeleri yakından tanıma imkânı
buldu.
Kadınların üretimlerini daha
geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Kadın El Emeği Alışveriş Festivali
düzenlendi. LÖSEV ile gerçekleştirilen çalışmalarda ise vakfın faaliyetlerinin
tanıtılmasına ve ürünlerinin sergilenmesine destek verildi.
Gazi Teknopark’ın sosyal
sorumluluk faaliyetlerinde aktif rol üstlenen Burcu Alkan Bilir; LÖSEV iş
birlikleri, ağaçlandırma çalışmaları ve Kardeş Okul Projesi’nin organizasyon
süreçlerinde görev aldı.
Teknoloji ekosisteminin
toplumdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Alkan Bilir, sosyal sorumluluk
anlayışını şu sözlerle anlattı:
“Teknoloji insan için üretiliyor.
Bu nedenle teknoloji geliştiren kurumların içinde bulundukları toplumla güçlü
bir ilişki kurması gerekiyor. Çocukların bilim ve teknolojiyle daha erken
yaşlarda tanışmasını, kadınların üretimlerinin görünür olmasını ve dayanışma
kültürünün güçlenmesini önemsiyoruz.”
Gazi Teknopark’ın Yeni Dönem
Hedefleri Neler?
Gazi Teknopark’ın gelecek dönem
çalışma programında girişimciliğin güçlendirilmesi, uluslararası pazarlara
erişim ve kurumsal altyapının geliştirilmesi öne çıkıyor.
Gazi BİGG Anahtar Programı’ndan
daha fazla girişimcinin yararlanması, yurt dışı irtibat ofislerinin firma
satışlarına daha güçlü katkı sunması ve teknoloji şirketlerine yönelik eğitim
programlarının artırılması hedefleniyor.
Firmaların marka değerlerinin
geliştirilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması, güneş enerjisi kapasitesinin
büyütülmesi ve bina iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesi de gelecek dönemin
öncelikleri arasında bulunuyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının
bölge dışı kuluçka merkezi düzenlemesi kapsamında Bölge dışında yeni bir
Girişim Ofisinin faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor.
Burcu Alkan Bilir, yeni dönem
hedeflerinin merkezinde Gazi Üniversitesinin akademik gücüyle teknoloji
girişimciliğinin daha fazla buluşturulmasının bulunduğunu söyledi:
“Daha fazla öğrencinin,
akademisyenin ve girişimcinin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata
geçirmesine destek olmak istiyoruz. Firmalarımızın yalnızca Türkiye’de değil,
uluslararası pazarlarda da sürdürülebilir biçimde büyümesini hedefliyoruz.”
Yaklaşık 20 bin metrekarelik bir
alanda başlayan teknoloji yolculuğu bugün yüzlerce firma, binlerce çalışan ve
milyarlarca liralık Ar-Ge projesiyle devam ediyor.
Gazi Teknopark’ın gelecekteki
başarısı ise yalnızca ulaşılan rakamlarla değil; geliştirilen teknolojilerin
nitelikli istihdama, ihracata, çevresel sürdürülebilirliğe ve toplumsal faydaya
ne ölçüde dönüştürülebildiğiyle belirlenecek.
YAZI :2
Burcu Alkan Bilir: “Teknoloji
Üretmek Kadar O Teknolojinin Önünü Açmak Da Önemli”
Türkiye’nin teknoloji
yolculuğunda çoğu zaman geliştirilen ürünler, alınan patentler, yatırım
miktarları ve başarıya ulaşan girişimler konuşuluyor. Ancak bir fikrin projeye,
projenin ürüne, ürünün de ekonomik değere dönüşebilmesi için perde arkasında
çok güçlü bir yönetim ve koordinasyon mekanizmasının çalışması gerekiyor.
Gazi Üniversitesinin akademik
gücüyle 2008 yılında Gazi Üniversitesi ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Gölbaşı
Yerleşkesi’nde faaliyete başlayan Gazi Teknopark, bugün yüzlerce teknoloji
firmasının, girişimcinin, akademisyenin ve Ar-Ge çalışanının bir araya geldiği
önemli bir teknoloji ekosistemi hâline gelmiş durumda.
Bu ekosistemin yönetim tarafında
görev yapan isimlerden biri de Gazi Teknopark İşletme Direktörü Burcu Alkan
Bilir.
Proje yönetimi, toplam kalite
yönetimi, Ar-Ge destekleri, teknopark mevzuatı, kurumsallaşma ve iş geliştirme
alanlarında deneyim kazanan Alkan Bilir, Ekim 2022’de İş Geliştirme Uzmanı
olarak başladığı Gazi Teknopark yolculuğunu Ocak 2025’ten itibaren İşletme
Direktörü olarak sürdürüyor.
Doğayı Dinle Genel Yayın
Yönetmeni Nizamettin Bilici, Burcu Alkan Bilir ile kariyer yolculuğunu, Gazi
Teknopark’ın 2025 performansını, girişimcilerin karşılaştığı güçlükleri ve
teknoloji ekosisteminin geleceğini konuştu.
“Kariyerinizin Bugünkü Noktaya
Ulaşmasında Hangi Deneyimler Belirleyici Oldu?
Nizamettin Bilici: Burcu
Hanım, eğitim ve kariyer geçmişinize baktığımızda işletme, bilişim, proje
yönetimi, kalite sistemleri ve Ar-Ge gibi birçok alanın bir araya geldiğini
görüyoruz. Bu yolculuk nasıl başladı?
Burcu Alkan Bilir: Eğitim
hayatımın başından itibaren işletme ile teknolojinin birbirinden ayrı
düşünülmemesi gerektiğine inandım. Lise eğitimimi Bilişim Teknolojileri
alanında tamamladıktan sonra Mersin Üniversitesi İşletme Bilgi Yönetimi
Bölümünde lisans eğitimi aldım.
İşletme Bilgi Yönetimi, teknoloji
ile yönetim bilimlerini bir araya getiren bir alan. Bu eğitim bana yalnızca
işletmelerin nasıl yönetildiğini değil, bilginin, teknolojinin ve süreçlerin
nasıl yönetilmesi gerektiğini de gösterdi.
Üniversite döneminde Polonya’daki
Radom Ekonomi Akademisinde İngilizce işletme eğitimi alma fırsatı buldum.
Farklı bir ülkede eğitim görmek, farklı çalışma kültürlerini tanımam ve dünyaya
daha geniş bir perspektiften bakabilmem açısından önemliydi.
Daha sonra Gebze Teknik
Üniversitesinde işletme alanında yüksek lisans yaptım. Yüksek lisansımı 4,00
not ortalamasıyla tamamladım. Tez çalışmamda ise proje yönetiminde toplam
kalite yönetiminin proje başarısına etkisini araştırdım.
Yaklaşık 600 kişinin katıldığı
araştırmada proje yöneticileri, ekip üyeleri, üst yönetim, tedarikçiler,
müşteri odaklılık ve performans değerlendirme sistemleri arasındaki ilişkiyi
incelemeye çalıştım. Bu çalışma, bugün yaptığım işe bakışımı da önemli ölçüde
şekillendirdi. Çünkü başarılı bir proje yalnızca iyi bir fikirden oluşmuyor.
İyi planlama, doğru iletişim, zaman yönetimi, insan kaynağı, kalite anlayışı ve
güçlü bir takip mekanizması da gerekiyor.
“Teknolojik Bir Ürünün
Fikirden Pazara Ulaşan Bütün Süreçlerini Görme Fırsatım Oldu”
Nizamettin Bilici: Gazi
Teknopark öncesinde teknoloji ve sanayi şirketlerinde farklı görevler
üstlendiniz. Bu deneyimler size neler kazandırdı?
Burcu Alkan Bilir:
Kariyerimin ilk dönemlerinde robot teknolojileri ve makine sektörlerinde proje
yönetimi, Ar-Ge, belgelendirme ve teşvik süreçlerinde görev aldım.
İlk çalıştığım yerde teknolojik ürünlerin malzeme listelerinden
patent ve tasarım tescil işlemlerine, CE belgelendirmesinden test süreçlerine
kadar birçok çalışmanın içinde yer aldım.
Bir teknolojinin ortaya
çıkmasının tek başına yeterli olmadığını orada çok net gördüm. Ürünün teknik
belgelerinin hazırlanması, fikrî ve sınai mülkiyet haklarının korunması,
gerekli testlerin yapılması, teşvik mekanizmalarının araştırılması ve
belgelendirme süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Keramik Makina’da ise Yönetim
Sistemleri Uzmanı olarak TÜBİTAK ve KOSGEB projelerinin takibinde, Ar-Ge
merkezi raporlamalarında, teknopark işlemlerinde, süreç yönetiminde ve kalite
sistemlerinde görev aldım.
ISO 9001, ISO 14001 ve iş sağlığı
ve güvenliği sistemleriyle ilgili çalışmalar yürüttüm. Şirket süreçlerinin
yazılması, görev tanımlarının hazırlanması, iç tetkiklerin yapılması ve
kurumsal hafızanın oluşturulması gibi görevler üstlendim.
Bu deneyimler bana teknolojik bir
ürünün fikir aşamasından üretime, belgelendirmeden ticarileşmeye kadar uzanan
bütün yolculuğunu görme fırsatı verdi.
Gazi Teknopark Yolculuğu Nasıl
Başladı?
Nizamettin Bilici: Gazi
Teknopark’a katılmanız ve İşletme Direktörlüğüne uzanan süreciniz nasıl
gelişti?
Burcu Alkan Bilir: Gazi
Teknopark’ta Ekim 2022’de İş Geliştirme Uzmanı olarak göreve başladım. Daha
önce hem teknoloji firmalarında hem de teknopark süreçlerinde çalışmış olmam,
buradaki görevlerime uyum sağlamamı kolaylaştırdı.
İş geliştirme uzmanlığı döneminde
firmaların günlük taleplerinden yıllık faaliyet raporlarının kontrolüne,
personel ve akademisyen görevlendirme işlemlerinden muafiyet raporlarına kadar
oldukça geniş bir çalışma alanım vardı.
Firmaların 4691 sayılı Teknoloji
Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütmesi gereken
işlemlerin kontrolü, Ar-Ge projelerinin takibi, kamu destekleri, ihracat
bilgileri, akademik yayınlar, fikrî ve sınai mülkiyet çalışmaları ile personel
süreçleri görev alanlarımız arasındaydı.
Ayrıca Devlet Malzeme Ofisi
çalışmaları, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu bilgilendirmeleri, firmaların
ihtiyaç duyduğu eğitimlerin düzenlenmesi ve sosyal sorumluluk projelerinin
organizasyonu gibi çalışmalarda görev aldım.
Ocak 2025 itibarıyla İşletme
Direktörlüğü görevine başladım. Bu görevle birlikte hem günlük operasyonların
hem de kurumun uzun vadeli hedeflerinin koordinasyonunda daha geniş bir
sorumluluk üstlendim.
“Teknopark Yönetimi Yalnızca
Ofis Tahsis Etmekten İbaret Değil”
Nizamettin Bilici:
Teknoparkların kamuoyunda genellikle firmalara çalışma alanı sağlayan yapılar
olduğu düşünülüyor. Bir teknopark yönetiminin görünmeyen tarafında neler var?
Burcu Alkan Bilir:
Teknopark yönetimi yalnızca firmalara ofis tahsis etmekten ibaret değil.
Teknoloji geliştirme bölgeleri çok yönlü ve dinamik yapılardır.
Bir tarafta akademisyenler,
öğrenciler ve girişimciler bulunuyor. Diğer tarafta teknoloji firmaları, kamu
kurumları, yatırımcılar, üniversiteler ve uluslararası iş ortakları yer alıyor.
Bizim görevimiz; firmaların
faaliyetlerini ilgili mevzuata uygun şekilde yürütmelerini sağlamak, Ar-Ge
projelerini etkin biçimde takip etmek, teşviklerden doğru ve etkin şekilde
yararlanmalarına rehberlik etmek, karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek ve
geliştirdikleri teknolojilerin ticarileşme süreçlerine katkı sunmak.
Bir girişimci çok güçlü bir
teknoloji geliştirebilir. Ancak mevzuat, raporlama, finansman veya pazara
erişim konularında desteğe ihtiyaç duyabilir. Teknopark yönetiminin temel
işlevlerinden biri, girişimcinin önündeki bu engelleri azaltmaktır.
Teknoloji üretmek kadar o
teknolojinin önünü açmak da önemlidir.
Gazi Teknopark 2025 Yılını
Nasıl Geçirdi?
Nizamettin Bilici:
Paylaşılan değerlendirmelere göre 2025, Gazi Teknopark açısından önemli bir
büyüme yılı oldu. Bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burcu Alkan Bilir: 2025
yılı Gazi Teknopark açısından hem büyümenin hem de kurumsal gelişimin öne
çıktığı bir dönem oldu.
Gazi Teknopark bugün yaklaşık 20
bin metrekare kapalı alanda, 180’in üzerinde teknoloji firmasına ev sahipliği
yapıyor. Yaklaşık 1.400 Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli burada
görev yapıyor.
Kuruluşumuzdan bugüne kadar 2
binin üzerinde proje Gazi Teknopark bünyesinde yürütüldü.
Bölgenin doluluk oranının neredeyse
yüzde 100, toplam kiralanabilir alanımızın neredeyse tamamı kullanılıyor.
Ancak bizim için büyüme yalnızca
firma sayısının artması anlamına gelmiyor. Firmaların daha nitelikli projeler
geliştirmesi, istihdam oluşturması, ürünlerini ticarileştirmesi ve uluslararası
pazarlara açılması da büyümenin önemli parçalarıdır.
Ar-Ge Projelerinin Bütçesi
44,4 Milyar Liraya Yükseldi
Nizamettin Bilici: Gazi
Teknopark’ın Ar-Ge proje verilerinde dikkat çekici bir artış görülüyor. Bu
artışı nasıl okumak gerekiyor?
Burcu Alkan Bilir: 2025
yılında yürütülen Ar-Ge proje sayısı, yüzde 12 oranında artış gösterdi. Daha
dikkat çekici gelişmelerden biri ise projelerin toplam bütçesin yaklaşık 4 kat oranında
artması oldu.
Ticarileşen, yani satışı
gerçekleştirilmiş proje sayısının yüzde 17 oranında artması da bizim açımızdan
önemli bir gösterge oldu.
Çünkü Ar-Ge faaliyetlerinin nihai
hedeflerinden biri, geliştirilen teknolojinin insanlara ulaşması ve ekonomik
değere dönüşmesidir.
TÜBİTAK desteklerinden yararlanan
proje sayısının artması, Avrupa Birliği programlarından desteklenen projelerin
çoğalması ve firmalar arasındaki iş birliği ağlarının genişlemesi de
ekosistemin geliştiğini gösteriyor.
Bölge içinde iş birliği yapılan
kurum sayısının yaklaşık 4 kat artması, yurt dışında iş birliği yapılan kurum
sayısının ise yaklaşık 5 kat artması, teknoloji üretiminde ortak çalışma
kültürünün güçlendiğine işaret ediyor.
Gazi Teknopark’ta Hangi
Sektörler Öne Çıkıyor?
Nizamettin Bilici: Gazi
Teknopark’ın firma profiline bakıldığında hangi sektörler ağırlık kazanıyor?
Burcu Alkan Bilir:
Yazılım, bilimsel araştırma, mühendislik ve teknoloji tabanlı faaliyetler
ekosistemimizin temelini oluşturuyor.
2025 değerlendirmesinde aktif
olarak incelenen firmaların önemli bir bölümünün bilgisayar programlama ve
danışmanlık alanında çalıştığı görülüyor. Yazılım, Ar-Ge ve mühendislik
alanındaki firmalar toplam yapının yaklaşık yüzde 76’sını oluşturuyor.
Firmalarımızın yüzde 97’sinin
mikro ve küçük ölçekli işletmelerden oluşması da önemli bir gösterge.
Bu yapı, Gazi Teknopark’ın büyüme
potansiyeli taşıyan genç teknoloji şirketleri ve girişimler için önemli bir
merkez olduğunu gösteriyor.
Mikro ve küçük işletmeler yenilik
üretme konusunda son derece hızlı ve çevik olabiliyor. Ancak finansmana,
nitelikli insan kaynağına, mevzuat desteğine ve pazara erişime daha fazla
ihtiyaç duyabiliyorlar.
Biz de sunduğumuz hizmetleri bu
ihtiyaçları dikkate alarak geliştirmeye çalışıyoruz.
“Şirket Kurmak Değil, Doğru
Fikri İnşa Etmek Önceliğimiz.”
Nizamettin Bilici:
Girişimcilere yönelik ön kuluçka ve kuluçka programlarında nasıl bir süreç
uygulanıyor?
Burcu Alkan Bilir: Bir
fikri olan herkesin hemen şirket kurması gerekmiyor. Öncelikle fikrin
teknolojik, ticari ve uygulanabilirlik açısından değerlendirilmesi gerekiyor.
Ön kuluçka programları tam olarak
bu noktada devreye giriyor.
Girişimciler burada iş
modellerini oluşturuyor, hedef pazarlarını tanıyor, müşteri ihtiyaçlarını
analiz ediyor ve fikirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini görme fırsatı buluyor.
2025 yılında ön kuluçka
hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı 174’e ulaştı. Bu girişimcilerden
20’si şirketleşti. Üç girişim ise TÜBİTAK BİGG desteği almaya hak kazandı.
Kuluçkadan mezun olan firma
sayısının yüzde 47 oranında artması, girişimlerin büyüme kapasitesi açısından
önemli bir gelişme oldu.
Kuluçka firmalarının toplam
cirosunun yaklaşık yüzde 83 oranında artması, bu programların yalnızca eğitim
vermediğini, aynı zamanda somut ekonomik değer de ürettiğini gösteriyor.
Gazi BİGG Anahtar Programı
Girişimcilere Ne Sağlıyor?
Nizamettin Bilici: Gazi
BİGG Anahtar Programı’nın Gazi Teknopark ekosistemindeki yeri nedir?
Burcu Alkan Bilir: Gazi
BİGG Anahtar Programı, teknoloji tabanlı iş fikri bulunan girişimcilerin
şirketleşmesini destekleyen en önemli programlarımızdan biri.
Program kapsamında girişimcilere
teknoloji girişimciliği, iş modeli oluşturma, iş planı hazırlama ve finansal
planlama gibi alanlarda eğitimler veriliyor. Girişimciler birebir mentorluk
desteğinden de yararlanıyor.
Son yedi yıllık dönemde 92
girişimci, TÜBİTAK’tan yaklaşık 33 milyon liralık destek almaya hak kazanarak
şirketlerini kurdu.
2025 yılında yaklaşık 45
girişimci adayı programa iş fikriyle başvurdu. Ön değerlendirmeyi geçen 16
girişimciye eğitim ve mentorluk desteği sağlandı. Sürecin sonunda dört
girişimci TÜBİTAK 1812 desteğine hak kazandı.
Bu sonuçlar, doğru yönlendirme ve
mentorluk sağlandığında üniversitelerde ve toplumda bulunan fikirlerin başarılı
teknoloji girişimlerine dönüşebildiğini gösteriyor.
Devlet Malzeme Ofisi
Çalışmaları Neden Önemli?
Nizamettin Bilici: Devlet
Malzeme Ofisi ile yürütülen çalışmaların da sorumluluk alanınızda olduğu
görülüyor. Tekno Katalog sistemi firmalara nasıl bir imkân sağlıyor?
Burcu Alkan Bilir:
Teknoloji firmalarının en önemli sorunlarından biri, geliştirdikleri ürünü
doğru müşteriye ulaştırabilmek.
Özellikle kamu kurumlarının
ihtiyaç duyabileceği yerli ve millî teknoloji ürünlerinin kamu pazarına
erişmesi hem firmalar hem de ülkemizin teknolojik bağımsızlığı açısından büyük
önem taşıyor.
Devlet Malzeme Ofisi ile
yürütülen Tekno Katalog Platformu çalışmaları kapsamında 2025 yılında 70
firmayla görüşme gerçekleştirildi. Firmaların ürünleri ve teknik yeterlilikleri
değerlendirildi.
Bu çalışmalar sonucunda dört
firma katalog sürecine dâhil edildi.
Technomedicare tarafından
geliştirilen yerli ve millî Scop-er Video Laringoskop cihazının kamu
kurumlarına satış gerçekleştirmesi, bu sürecin somut örneklerinden biri oldu.
BenimPOS firmasının yazılım çözümleri de platforma dâhil edildi.
Buradaki hedef, firmalarımızın
yalnızca ürün geliştirmesi değil, geliştirdikleri ürünleri sürdürülebilir bir
ticari modele dönüştürebilmeleridir.
Londra, Amsterdam ve Dubai'nin
Ardından Yeni Hedefimiz Singapur
Nizamettin Bilici: Gazi
Teknopark’ın uluslararasılaşma stratejisinde Londra, Amsterdam ve Dubai irtibat
ofisleri öne çıkıyor. Bu ofislerin temel amacı nedir?
Burcu Alkan Bilir:
Teknoloji firmalarının büyümesi için yalnızca Türkiye pazarına bağlı kalmaması
gerekiyor. Firmalarımızın uluslararası pazarlara açılması, yeni müşteriler
bulması, yatırımcılarla tanışması ve küresel iş birlikleri geliştirmesi büyük
önem taşıyor.
Amsterdam İrtibat Ofisimiz
üzerinden düzenlenen sektörel ticaret heyetine altı teknoloji firması katıldı.
Programda saha ziyaretleri, Batı Avrupa pazarına giriş eğitimleri ve firmalar
arası görüşmeler gerçekleştirildi.
Heyete katılan firmalarımızdan
biri, Hollanda merkezli bir telekomünikasyon ve ağ altyapısı firmasıyla iş
ortaklığı geliştirdi ve görüşmeler sözleşme aşamasına ulaştı.
Londra İrtibat Ofisimiz üzerinden
bir bilişim eğitim firmamız Birleşik Krallık’ta ofis açarak doğrudan faaliyet
göstermeye başladı.
24 Ekim 2025’te faaliyete geçen
Dubai İrtibat Ofisimiz ise firmalarımıza Orta Doğu pazarına erişim, pazar
araştırması, yerel mevzuat ve iş geliştirme konularında destek sağlamayı
amaçlıyor.
Bu ofisleri yalnızca fiziksel
irtibat noktaları olarak değil, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını
destekleyen iş geliştirme merkezleri olarak görüyoruz. Uluslararasılaşma
vizyonumuz doğrultusunda yeni yurt dışı irtibat noktaları ve ticari heyet programları
üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda, Londra, Amsterdam ve Dubai'nin
ardından Singapur'da yeni bir irtibat noktası oluşturmayı hedefliyoruz.
Gazi Teknopark’ın Elektriğinin
Yüzde 32’si Güneşten
Nizamettin Bilici: Doğayı
Dinle olarak özellikle dikkat çekmek istediğimiz alanlardan biri de Gazi
Teknopark’ın güneş enerjisi yatırımı. Bu konuda neler yapılıyor?
Burcu Alkan Bilir:
Teknoloji geliştirme bölgelerinin yalnızca sürdürülebilirlik projelerine ev
sahipliği yapması değil, kendi faaliyetlerinde de sürdürülebilir uygulamalar
geliştirmesi gerektiğine inanıyoruz.
Gazi Teknopark bünyesinde 2015
yılından bu yana GES-I ve GES-II güneş enerjisi santralleri işletiliyor.
2025 yılında iki sistemden toplam
384 bin 207 kilovatsaatin üzerinde elektrik üretildi. Bu üretim, Teknopark
binasının toplam enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 32’sini karşıladı.
Güneş enerjisi sistemlerinin
yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması için önemli bir yatırım
gerçekleştirildi.
Bunun yanında mikroşebeke ve
batarya depolama sistemimizin, firmalarımızın geliştireceği projeler için bir
uygulama ve demonstrasyon alanına dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımız da
devam ediyor.
Enerji verimliliğini yalnızca
maliyetleri azaltan bir unsur olarak değil, geleceğe karşı taşıdığımız
sorumluluğun bir parçası olarak görüyoruz.
Kurumsallaşmada EBYS, E-İmza
Ve ISO 9001 Dönemi
Nizamettin Bilici: 2025
yılında Gazi Teknopark’ın kurumsal yapısında hangi değişiklikler
gerçekleştirildi?
Burcu Alkan Bilir: Hızla
büyüyen bir kurumda süreçlerin kişilere bağlı olmaktan çıkarılması ve kurumsal
bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor.
Bu kapsamda Elektronik Belge
Yönetim Sistemi ve e-imza uygulamasına geçtik. Kurum içi yazışmaları, belge
yönetimini ve arşivleme süreçlerini elektronik ortama taşıdık.
Aynı zamanda ISO 9001:2015 Kalite
Yönetim Sistemi Belgesi alındı. Süreç dokümanları, görev tanımları ve kayıt
altyapısı oluşturuldu.
Toplam kalite yönetimi üzerine
akademik çalışma yapmış biri olarak, sürdürülebilir başarının ancak
ölçülebilir, takip edilebilir ve sürekli geliştirilebilir süreçlerle mümkün
olduğuna inanıyorum.
Kurumsallaşma bazen dışarıdan
görünmeyebilir. Ancak firmalara daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunabilmenin
temelinde güçlü bir kurumsal sistem bulunur.
Sadece Teknoloji Değil,
Toplumsal Değer de Üretiyoruz
Nizamettin Bilici: Gazi
Teknopark’ın Kardeş Okul, LÖSEV ve kadın emeğine yönelik projeleri de
bulunuyor. Sosyal sorumluluk çalışmalarına nasıl yaklaşıyorsunuz?
Burcu Alkan Bilir:
Teknoloji insan için üretiliyor. Bu nedenle teknoloji geliştiren kurumların
toplumdan kopuk olması düşünülemez.
Gölbaşı İlçe Millî Eğitim
Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz Kardeş Okul Projesi kapsamında bir
ilkokulun ihtiyaçlarını belirledik ve eğitim materyalleri sağladık.
Öğrencilerimizi Gazi Teknopark’ta
ağırlayarak teknoloji firmalarını ziyaret etmelerini ve farklı meslekleri
tanımalarını sağladık.
Kadın El Emeği Alışveriş
Festivali ile kadınların üretimlerinin görünür olmasına katkı sunmaya çalıştık.
LÖSEV ile yürütülen faaliyetlerde ise farkındalık oluşturmayı ve vakfın
çalışmalarına destek vermeyi amaçladık.
Sosyal sorumluluk projelerini
kurum çalışmalarımızın dışında kalan faaliyetler olarak görmüyoruz. Bunları
kurumsal kimliğimizin ve toplumla kurduğumuz bağın önemli bir parçası olarak
değerlendiriyoruz
“Disiplinli Çalışmaya ve
Detayları Takip Etmeye Önem Veriyorum”
Nizamettin Bilici:
Kendinizi nasıl bir yönetici olarak tanımlarsınız?
Burcu Alkan Bilir: İşini
severek yapan, disiplinli çalışan ve ayrıntıları önemseyen biriyim.
Teknoloji geliştirme bölgelerinde
süreçlerin çok dikkatli takip edilmesi gerekiyor. Küçük gibi görünen bir
eksiklik, bir firmanın teşviklerden yararlanmasını, personel işlemlerini veya
proje süreçlerini etkileyebilir.
Bu nedenle iş takibi ve ekip içi
iletişim benim için çok önemli.
Yöneticiliği yalnızca görev
dağıtmak olarak görmüyorum. Ekipteki insanların bilgi ve deneyimlerinden
yararlanmak, sorunları birlikte değerlendirmek ve ortak çözüm üretmek
gerektiğine inanıyorum.
Yeni şeyler öğrenmeye ve kendimi
geliştirmeye devam ediyorum. Çünkü teknoloji ekosisteminde çalışan bir
yöneticinin hem mevzuatı hem girişimcilik dünyasını hem de yeni teknolojileri
sürekli takip etmesi gerekiyor.
Gazi Teknopark’ın Gelecek
Hedefleri Neler?
Nizamettin Bilici:
Önümüzdeki dönemde Gazi Teknopark’ın öncelikleri neler olacak?
Burcu Alkan Bilir:
Öncelikli hedeflerimizden biri Gazi BİGG Anahtar Programı’ndaki başarıyı
artırarak sürdürmek.
Daha fazla öğrencinin,
akademisyenin ve girişimcinin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata
geçirmesini istiyoruz.
Uluslararasılaşma
faaliyetlerimizi genişletmek, yurt dışı irtibat ofislerimizin firmalarımıza
sağladığı katkıyı artırmak ve yeni pazarlara erişimi kolaylaştırmak da önemli
hedeflerimiz arasında.
Firmalarımızın ihtiyaç duyduğu
eğitim ve iş birliği etkinliklerini çoğaltmayı, marka değerlerini güçlendirmeyi
ve geliştirdikleri ürünlerin ticarileşmesine daha fazla destek vermeyi
planlıyoruz.
Güneş enerjisi kapasitesinin
artırılması, bina iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesi ve yeni bir Girişim
Ofisinin hayata geçirilmesi de üzerinde çalıştığımız başlıklar arasında
bulunuyor.
Gazi Üniversitesinin akademik
gücünü girişimcilik ekosistemiyle daha güçlü biçimde buluşturmak istiyoruz.
Başarımızı yalnızca firma veya
proje sayısıyla değil; büyüyen şirketler, oluşan istihdam, ticarileşen
teknolojiler ve topluma sağlanan katkıyla ölçüyoruz.
Teknolojinin Görünmeyen
Yönetim Cephesi
Burcu Alkan Bilir’in mesleki
yolculuğu, Türkiye’deki teknoloji ekosisteminin çoğu zaman gözden kaçan bir
yönünü görünür hâle getiriyor.
Yeni bir teknoloji geliştirmek
kadar o teknolojinin mevzuata uygun biçimde desteklenmesi, fikrî haklarının
korunması, belgelendirilmesi, finansmana ulaşması ve doğru pazara taşınması da
büyük önem taşıyor.
Gazi Teknopark’ın 2025 verileri;
firma, proje, bütçe, ticarileşme ve iş birliği alanlarında önemli bir büyümeye
işaret ediyor. Ancak rakamların arkasında girişimcilerle tek tek çalışan,
süreçleri takip eden ve farklı kurumlar arasında koordinasyon sağlayan bir
yönetim emeği bulunuyor.
İş geliştirme uzmanlığından
İşletme Direktörlüğüne uzanan kariyeriyle Burcu Alkan Bilir, bu yönetim
yapısının dikkat çeken temsilcilerinden biri.
Gazi Teknopark’ın önündeki yeni
sınav ise iç pazarda yakalanan büyümeyi ihracata taşımak, daha fazla girişimin
uluslararası başarı elde etmesini sağlamak ve teknoloji üretimini
sürdürülebilir bir ekonomik değere dönüştürmek olacak.
Röportaj: Nizamettin Bilici
Doğayı Dinle Genel Yayın
Yönetmeni
