Dünya tarihinin en büyük seyyahı Evliya Çelebi, 50 yıllık serüvenine Bursa ile başladı. Meşhur rüyasının ardından soluğu Osmanlının payitahtında alan Çelebi, şehri sudan ibaret diyerek tanımladı. İşte o meşhur rüyanın ve ilk büyük yolculuğun hikayesi...
Türk kültür tarihinin en önemli figürlerinden biri olan seyyah Evliya Çelebi’nin, dünya turuna çıkmasına vesile olan o meşhur "rüya" ve ardından gerçekleşen ilk durağı Bursa, asırlar sonra yeniden gündemde. "Şefaat" yerine "Seyahat" diyerek yollara düşen Çelebi'nin Bursa gözlemleri, şehri "suyun ve ruhaniyetin merkezi" olarak tescilliyor.
Ahi Çelebi Camii’nde Tarihi An: "Seyahat Ya Resulullah"
Her şey 1630 yılının bir Aşure gecesinde, İstanbul Yemiş İskelesi’nde başladı. Rüyasında Hz. Muhammed’i gören Evliya Çelebi, yaşadığı büyük heyecanla tarihi bir dil sürçmesine imza attı. Peygamberin elini öperken "Şefaat ya Resulullah" diyeceğine "Seyahat ya Resulullah" dedi. Bu içten hata, Çelebi’nin 50 yıl sürecek ve 10 cilte sığacak devasa dünya seyahatinin de startını vermiş oldu.
İlk Durak: "Ruhaniyetli Şehir" Bursa
Rüyasının ardından babasından izinsiz, gizlice yollara düşen Çelebi, rotasını Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’ya çevirdi. Mudanya üzerinden şehre giriş yapan ünlü seyyah, Bursa’nın mimarisine, çarşılarına ve manevi iklimine hayran kaldı. Seyahatnamesi’nde Bursa’yı şu çarpıcı cümleyle özetledi:
"Velhasıl Bursa sudan ibarettir."
Uludağ’ın Karından İpekli Dokumalara
Evliya Çelebi’nin Bursa haber dosyasında öne çıkan başlıklar şunlar:
Gastronomi: Bursa’nın meşhur beyaz somunu ve meyvelerinin eşsiz lezzeti.
Lojistik: Uludağ’dan (Keşiş Dağı) İstanbul’a saray mutfağı için taşınan buzlar ve karlar.
Ekonomi: Şehrin kalbi sayılan Bedesten ve dünyaca ünlü ipekli kumaş üretimi.
Mimari: Camiler, hamamlar ve Bursa’nın her köşesinden fışkıran şifalı sular.
Babasından Şaşırtan Karşılama
Seyahatini tamamlayıp İstanbul’a dönen Çelebi, babasından azar işitmeyi beklerken büyük bir sürprizle karşılaştı. Oğlunun rüyasından manevi bir yolla haberdar olan babası, onu "Hoş geldin Bursa Seyyahı!" diyerek bağrına bastı ve böylece dünya tarihinin en büyük gezi külliyatının önündeki tüm engeller kalkmış oldu.
Evliya Çelebi’nin Bursa’da attığı o ilk adım, sadece bir şehrin keşfi değil, bir medeniyetin kayıt altına alınışının da başlangıcıydı. Babasının hayır duasıyla mühürlenen bu yolculuk, Bursa’yı 'sudan ibaret' bir cennet olarak dünya literatürüne kazandırdı. Seyahatname’nin ilk sayfalarında parıldayan Bursa, bugün de ipeğiyle, suyuyla ve Çelebi’nin hayran kaldığı o eşsiz maneviyatıyla 'başşehir' vakurunu korumaya devam ediyor.



